Kategori: Blog

Cerrahi Tedavi Sonuçları

Ağrı : Endometriozis ve ağrısı olan hastalarda, cerrahi tedavi sonuçları kişilik, depresyon ve evlilik ve seksüel problemlerle alakalı birçok psikolojik faktörden etkilenir. Cerrahi tedaviye belirgin plasebo cevap vardır. Endometriozisin tam olarak çıkarılmadığı diagnostik laparoskopi ile hastaların %50’sinde ağrı ortadan kalkabilir. Benzer sonuçlar, oral plasebo kullanılarak da elde edilmiştir. Bazı bildirilerde lazer laparoskopi ile düşük morbidite ile hastaların %60-80’inde ağrının ortadan kalktığı belirtilirken hiç biri prospektif veya kontrollü değildir ve tedavi etkinliği açısından bir sonuca varmaya yeterli olmamaktadır. Prospektif, kontrollü, randomize, çift kör çalışmada cerrahi tedavi, hafif ve orta derece endometriozis tedavisinden sonra 6 aylık ekspektan tedavinin üstünlüğü gösterilmiştir. Lazer ile tedavi edilen hafif ve orta dereceli hastalığı olan hastalarda %74 ağrıda rahatlama sağlanmıştır. Minimal hastalıklı kadınlarda tedavi daha az efektiftir. Operatif veya lazer komplikasyonları rapor edilmemiştir. Ciddi hastalığı olan hastalar dahil edilmemiştir çünkü medikal tedaviye cevap vermeyen hastaların%80’inde cerrahinin ağrıyı geçirdiği daha önce gösterilmiştir. Bu sonuçlar, lazer laparoskopisinin hafif ve ciddi endometriozisle beraber olan ağrının tedavisinde efektif olduğunu düşündürmektedir. Minimal endometriozisli kadınlarda lazer tedavisi hastalığın ilerlemesini sınırlayabilir.

Subfertilite Endometriozis pelviste mekanik distorsiyona yol açtığında, normal pelvik anatomi rekonstrüksiyonu elde edilebiliyorsa, cerrahi uygulanmalıdır. İnfertiliteyi ortadan kaldıran cerrahinin başarısı endometriozis şiddeti ile direkt ilişkilidir. Orta derecede hastalığın tedavisi %60 gebelik başarısı ile beraberdir ve ciddi hastalık tedavisinde başarı oranı %35’tir. Danazol GnRH agonistleri veya progestinlerle preoperatif tedavi, ileri evre hastalığı olan bireylerde endometriozis yaygınlığını azaltmada faydalı olabilir. Postoperatif cerrahi tedavi nadiren endikedir. Çünkü gebeliği önler ve konservatif cerrahi tedavi sonrası ilk 6-12 ayda en yüksek gebelik oranı izlenir. Eğer gebelik cerrahi sonrası 2yıl içinde oluşmazsa takip eden sürede fertilitede çok az şans vardır.

Minimal ve orta derece endometriozisi olan infertil kadınların cerrahi tedavisi tartışmalıdır. Minimal veya hafif endometriozisi olan kadınların 5yıl sonrası gebelik oranı %90’dır. Endometriozisi olmayan kadınlarda bildirilen %93 oranı ile karşılaştırılabilir düzeydedir. Minimal ve hafif hastalıklı hastalarda endometriozisin laparoskopik destrüksiyonunun fertiliteyi düzeltebildiği tüm yazarlarca olmasa da, bazı yazarlar tarafından bildirilmiştir. Ekspektan management ile laparoskopik cerrahi sonrası ilk 6-12 ay süresince MFR daha yüksek olması olasıdır. Aylık fekundite oranları ve hayat tablosu analizini kullananlarda yapılan çalışmaların hiçbirinde , minimal ve hafif endometriozisli kadınlarda konservatif cerrahinin , ekspektan tedavinin üstünlüğü gösterilememiştir. Peritoneal endomertiozisin cerrahi olarak çıkarılması ilerlemeyi önlemede etkilidir. Çünkü medikal tedaviye rağmen cerrahi sonrası endometriozis rekürrens oranı düşüktür. Yine de bu tedavinin fertiliteyi iyileştirebileceği kesin kanıtlanmamıştır ve postoperatif adezyon gelişme riskine sahiptir.

Endometriozis Kimlerde Görülür

Endometriozis Kimlerde Görülür daha çok üreme çağındaki kadınlarda bulunur. Fakat adolesanlarda ve hormonal replasmanı alan postmenopozal kadınlarda da rapor edilmiştir. Tüm etnik ve sosyal gruplardaki kadınlarda bulunur. Pelvik ağrı ve infertilitesi olan kadınlarda, yüksek endometriozis prevalansı (en düşük %20, en yüksek %90) olarak rapor edilmiştir. Tubal ligasyonu olan asemptomatik kadınlarda (fertilitesi kanıtlanmış), endometriozis prevalansı %3-43 oranında değişir. Bildirilen prevelanslarda bu büyük varyasyon birçok faktörle açıklanabilir. İlk olarak kullanılan tanısal metoda bağlı değişebilir: Laparaskopi tanı için operasyon seçeneğidir ve minimal ve hafif endometriozis tanısında genelde laparotomiden daha iyi bir metod olduğu kabul edilmektedir.

İkincisi minimal ve hafif endometriozis, genel anestezi verilen semptomatik bir hastada tubal sterilizasyon sırasında, asemptomatik olan hastaya nazaran daha fazla not edilir. Üçüncüsü cerrahın tecrübesi önemlidir çünkü endometriozis implantlarının, kist ve adezyonlarının görünüm olarak genel varyasyonları mevcuttur. Reprodüktif yaştaki kadınların endometriozis prevelansını değerlendiren çoğu çalışmada histolojik doğrulama yoktur.

Fibroadenom İyi Huylu Tümörü

Fibroadenom memenin en sık rastalanan iyi huylu tümörüdür. Daha çok genç kadınlarda görülür ve ergenlik çağında oluşur. 25 yaşından önce, fibroadenom kistten daha sıktır. Postmenapozal kadınlarda arada sırada görülsede sıklıkla kalsifiye olur menapoz sonrası nadirdir. Bu yüzden fibroadenomlar östrojen uyarımına cevaben ortaya çıkmaktadır. Fibroadenom varlığı meme kanseri riskini arttırmaz isede bu konu hala tartışmalıdır. Gross muayenede fibroadenom ankapsüle görülmektedir. Çepeçevre saran meme parankiminden keskin sınırlar ile ayrılmaktadır. Mikroskobik olarak kitle epitelyal ve stromal eleamanlar içermektedir. Uzun süreden beri var olan ve postmenapozal hastalarda stroma içinde kalsifikasyonlar gözlenebilir. Fibroadenom çok sayıda olabilir. Genç hastalar genellikle duş alırken ve giyinirken kitleyi klinik olarak palpe edebilir. Saptandığı zaman kitle 2-3cm çapındadır.oldukça büyük boyutlara oluşabilirler (yani dev fibroadenom). Fizin muayenede kitle sert, düzgün sınırlı ve lastik kıvamında idi. Inflamtuvar reaksiyonu yol açmaz, oldukça mobildir, deri ve meme başı retraksiyonu yapmaz. Çoğunlukla iki lobludur ve muayenede kolay palpe edilebilir. Mamografik olarak düzgün ve kolayca tanımlanabilir kenarlı tipik iyi huylu görünüme sahiptir. Şüpheli fibroadenom hem eksizyonal hem de iğne aspirasyon sitolojisi ile teyit edilir. Lokal anestezi altında fibroadenomun tam eksizyonu lezyonu tedavi etmek ve malignitenin yokluğunu ispatlamak için kullanılır. Fibroadenomu olan genç bir kadına iğne sitolojisi uygulanabilir ve kitle takip edilebilir. Nadiren 2-3 cm’den daha büyük boyutlara ulaşır. Büyük ve büyüyen fibroadenomlar eksize edilmelidir.

Endometriozis Tedavisi

Endometriozisi önlemek için hiçbir strateji, tek başına başarılı olamaz. Erken yaşta aerobik aktiviteye başlayan kadınlarda endometriozis insidansında azalma rapor edilmesine rağmen , egzersizin olası koruyucu etkisi tam olarak araştırılmamıştır. Klinik profilden (subfertilite, ağrı, asemptomatik) bağımsız olarak endometriozis tedavisine başlamalıdır. Çünkü tanı konduktan bir sene içinde hastaların üçte ikisinde endometriozis ilerleme eğilimindedir ve hangi hastlarda ilerleme olacağını tahmin etmek mümkün değildir. Şansızlık eseri endometriotik implantların cerrahi veya medikal tedavi ile eliminasyonu sadece geçici rahatlama sağlar. Bu nedenle amaç, endometriotik lezyonları elimine etmektir ve daha önemlisi hastalıkla sıklıkla beraber olan sekeli (ağrı ve subfertilite) tedavi etmektir.

Endometriozisde Cerrahi Tedavi

Endometriozisi olan çoğu kadında üreme fonksiyonun muhafazası amaçlanır. Bu nedenle en az invaziv ve en az maliyeti olan efektif yöntem kullanılmalıdır. Çoğu kadında laparoskopi kullanılabilir ve bu teknik maliyeti, morbiditeyi ve postoperatif adezyon rekürrens olasılığını azaltır. İleri evre hastalığı olan hastalarda ve fertilitenin korunmasının artık gerekli olmadıgı hastalarda laparotomi yararlıdır.

Endometriozis lezyonları, laparoskopi sırasında bipolar koagülasyon ve lazer ile çıkarılabilir. Karbondioksit lazer tercih edilen bir metoddur çünkü minimal termal hasara yol açar. Tedavinin amacı tüm görülebilen endometriotik lezyonları ve beraberindeki adezyonları eksize etmek veya koagüle etmek ve normal anatomiyi restore etmektir. Yüzeyel ovaryen lezyonlar vaporize edilebilir. Küçük ovaryen endometrioziste (<3cm) aspire edilebilir, irrige edilebilirve intrakistik lezyonlar için ovaryen kistoskopi ile inspekte edilebilir, kistin mukozal döşemesini harabiyete uğratmak için iç duvar vaporize edilebilir. Büyük (>3 cm çapta) ovaryen endometriomada aspire edilmeli, takip eden insizyonla, ovaryen korteksten kist duvarı çıkarılmalıdır. Rekkürrensi önlemek için endometriomanın kist duvarı çıkarılmalı ve normal ovaryen doku korunmalıdır. Bir overin onda biri kadar küçük bölümü, fonksiyon ve fertiliteyi korumak için yeterlidir.

Ciddi endometriozisi olan hastalarda 3 aylık medikal tedavi ile vaskülarizasyon ve nodüler boyutta azalma sağlandıktan sonra cerrahi tedavi önerilmektedir. Oferektomi veya total histerektomi gibi radikal işlemler sadece ciddi durumlarda endikedir veya laparoskopik daha sık olarak laparotomi ile yapılabilir. Bilateral ooferektomi sonrası, östrojen ile postoperatif hormon replasmanı gereklidir ve rezidüel endometriozisin yenileyerek büyüme riski ihmal edilebilir düzeydedir. Bu riski düşürmek için tedavi sonrası üç aya kadar hormon replasman tedavisini bekletmek gerekir. Bu rejime progestinlerin eklenmesi endometriumu korur. Karşılanmamış östrojen ile tedavi edilen kadınlarda kalan endometriotik lezyonlardan kaynaklandığı düşünülen bazı adenokarsinoma vakaları rapor edilmiştir.

Büyütülmüş Meme Sorunları

Tahminler yaklaşık 4 milyon Amerikalı kadının büyütme mamopilastisi yaptırdığını göstermektedir. Meme implantları genellikle pektoralis kasının altına yerleştirilir veya daha nadiren memenin subkutan dokusuna konur. İmplantların çoğu silikon jel veya serum fizyolojik ile doldurulan dış silikon kılıftan yapılmalıdır. Meme implantasyonlarının komplikasyonları sıktır. Hastaların yaklaşık %15-25’inde bazen implant ve kapsülünün çıkarılmasını gerektiren, ağrılı meme yapısını bozan, implant çevresinde skarlaşma ve kapsül kontraksiyonuna gelişir. İmplant rüptürü kadınların %5-10’unda oluşur ve kapsül çevresindeki jelin kanaması daha sıktır. Nisan 1992’de Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) silikon jel meme implantlarının güvenliğinin ve etkinliğinin oluşmadığı sonucuna vardı ve ilave preklinik ve klinik çalışmalara gerek olduğunu bildirdi. FDA implantları rüptüre olan semptomatik kadınlara bunun cerrahi olarak çıkarıp çıkarmak gerekmediği konusunda tartışmak için hekimleri ile görüşmelerini önerdiler. İlgili semptomları veya ruptür olmayınca implant çıkarılması genellikle gerekmez, çünkü çıkarma riski kalmalarının yaratacağı riskten fazla değildir. Silikon jel ve otoimmün hastalık arasındaki ilgi çok iyi belirlenememiştir. Silikon jel meme implantı olan hastalarda bağ dokusu hastalıklarının insidansının arttığını gösteren klinik veri yoktur, Mayo Klinikten yapılan retrospektif kohort çalışma silikon implantı olan kadınlarda otoimmün hastalıkların insidansının artmadığı gösterilmiştir. Otoimmün hastalığı düşündüren semptomları olan hastalar implan çıkarılmasının yarar ve zararlarını hekimleri ile tartışmalıdır. İmplantlar ve artmış meme kanseri insidansı arasındaki ilişki söz konusu değildir. Öte yandan silikon jel protezi olan herhangi bir hastada meme kanseri gelişebilir.

Biyopsi

Biyopsi; mamografik bulgulara rağmen dominant veya şüpheli kitlesi olan hastalarda uygulanmalıdır. Mamografi biyopsiden önce yapılmalı, bu arada diğer şüpheli alanlar ve karşı memede incelenmelidir. Mamografi klinik olarak var olan kanseri ortaya koyamadığı için hiç bir zaman biyopsinin yerini alamaz (özellikle fibrokistik değişiklikler olan genç hastalarda yoğunluğu fazla olan memelerde). Aslında mamografinin duyarlılığı hastanın yaşına tümörün mamografik görünümü, boyut ve lokalizasyonuna bağlı olarak %60 ile 90 arasında değişmektedir. Mamografi, memeleri daha dolgun olan genç kadınlarda mamografi ile malign kitlelerin en az %90’ının saptanabildiği yağlı memeye sahip olan yaşlı kadınlara göre daha az duyarlıdır. Özellikle kalsifikasyon olmayan küçük tümörleri özellikle dolgun memeleri olan kadınlarda saptamak daha güçtür. Mamografinin özgüllüğü palpe edilemeyen mamografik anomaliler için yaklaşık %30-40 ve klinik olarak saptanan habis kitleler için %85-90’dır. Xeromamografi son 20 yılda başarılı bir şekilde kullanılmakta ve mükemmel görüntüler elde edilmektedir. Öte yandan diğer tanısal film tekniklerine göre daha yüksek radyasyona maruz kalınır. Bu yüzden xeromamografi daha nadir kullanılmakta ve muhtemelen terk edilecektir. Screen-film mamografi ile xeromamografi ile elde edilen kadar yüksek kalitede görüntüler elde edilebilir. İyi bir teknik ve modern bir yöntem ile screen film mamografide 0. 2-0. 3 cGy total deri dozu yerine sadece 0. 02-0. 03 cGy meme ortası dozu ile elde edilir.

Avcılar Escort Bayan