Preeklampsi

PreeklampsiDaha önce normal tansiyonu olan bir kadının 20. gebelik haftasından sonra yüksek tansiyon, idrarda protein çıkışı ve bacakta pretibial ödem ile karakterli hastalığıdır. Bu durum anne ve bebek için ölümcül olabilir. Hastalığın tek tedavisi bebeğin doğurtulmasır. Eğer Preeklampsi tanısını erken gebelik haftalarında aldıysanız, sizin ve bizim için zorlu bir süreç başladı demektir. Bebeğinizin olgunlaşması için zamana ihtiyaç vardır ama bu süreçte zaman sizin Preeklampsi açısından aleyhinize işlemektedir. İşte burada Preeklampsili bir gebeyi en iyi şekilde takip edebilen deneyimli ,bilgi ve becerili bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanının önemi ortaya çıkmaktadır.

Preeklampsi Tedavisi

Preeklampsinin tanı ve tedavisinde hekimin kan basıncını kendisinin ölçmesi, hastalarının her gelişte kliniklerini dikkatli bir şekilde takip etmesi, rutin kan ve idrar testlerini özellikle gebelikte 20. haftadan sonra sıkı takip etmesi, bebekte gelişme geriliği var mı? yok mu? Ultrason ile dikkatli bir şekilde bakması, Amnion mayisinin miktarını, Plasentayı, göbek kordonu kan akımının Doppler ile ölçümlerini yaparak bebeğin durumunu yakından takip edip, Preeklampsinin erken tanınması ve kontrol altında tutulması için elinden geleni yapması gereklidir. Hamilelikte yüksek tansiyon ÇOK ÖNEMLİ bir gebe hastalığıdır. Tedavisi uzman hekim tarafından mutlaka yapılmalıdır

Preeklampsi Tedavisi

  • Preeklampsinin tek tedavisi doğumun gerçekleştirilmesidir.
  • Doğuma daha zaman çok ise zaman kazanmak için;
  • Antihipertansifler
  • Antikonvülzan ilaçlar
  • Kortikosteroidler
  • Magnesium Sülfat gibi ilaçlar kullanılır.
  • Yatak İstirahati
  • DOĞUM; Doğumdan iki hafta sonra herşey yoluna girer.

Preeklampsi Tanısında Başvurduğumuz Testler

Preeklampsi tanısı için;

  • Kan basıncı ölçümü
  • Tam idrar tahlili
  • 24 saatlik idrarda protein miktarı tayini
  • Karaciğer enzim düzeyleri
  • Böbrek fonksiyon testleri
  • Tam kan sayımı

Preeklampsi Komplikasyonları

  • Erken Doğum; Preeklampsinin tek tedavisi vardır ; doğumu gerçekleştirmektir. Eğer preeklampsinin etkileri, şiddetini arttırarak devam ediyor ve daha doğum zamanı gelmemiş ise, bebeğin akciğerlerini geliştirici bir takım ilaçlar anneye uygulanarak doğum vaktinden önce ya suni sancı uygulanarak, ya da cevap vermezse sezaryen ile gerçekleştirilir. Tüm önlemlere rağmen bebeğimizin doğum haftası ne kadar küçükse o kadar fazla solunum problemleri olabilir ve Yoğun Bakım desteğine ihtiyacı olabilir.
  • Preeklampsi Plasental kan damarlarını etkileyerek bebeğinize daha az kan, daha az oksijen ve daha az besin gitmesine neden olarak, bebeğinizin, yavaş büyümesine, düşük doğum ağırlıklı olmasına neden olabilir.
  • Plasenta Dekolmanı: Plasentanın, Preeklampsinin etkisiyle Rahim duvarından zamansız ayrılması sonucu, şiddetli kanamalara neden olan, anne ve bebek için ölümcül seyreden bir durumdur.
  • HELLP Sendromu: Hemoliz ( alyuvarların parçalanması), karaciğer enzimlerinin yükselmesi, düşmüş Trombosit sayısı ile karakterize bir sendromdur. Hızlı ve gürültülü olabilir. Anne ve bebek için hayati tehtid oluşturur. Aniden ön bulgu vermeden ortaya çıkabileceği gibi, bulantı, kusma, baş ağrısı, karında sağ üst kadran ağrısı gibi tipik preeklampsi belirtileriyle ortaya çıkabilir. HELLP Sendromu çok tehlikelidir.
  • Eklampsi: Preeklampsi kontrol edilemezse Eklampsi gelişir. Preeklampsi tablosuna Epilepsi benzeri nöbetler eklenirse oluşan tabloya Eklampsi denir. Eklampside karında sağ üst kadran ağrısı, şiddetli baş ağrısı, görme problemleri, bilinç kaybı gibi semptomlar ortaya çıkabilir.
  • Preeklampsi geçirenlerin ileride Kardiovasküler Hastalık riskleri artar.

Preeklampsi İçin Risk Faktörleri

  • Preeklampsi öyküsü: Gebenin önceki gebeliğinde kendinde veya ailesinden bir bireyde Preeklampsi öyküsü olması.
  • İlk Gebelik: İlk gebeliklerde Preeklampsi gelişme şansı daha fazladır.
  • Yeni Baba: Gebelik sayısı çok olsa bile aynı babadan kaçıncı olduğu da önemlidir. Her yeni baba ile olan ilk gebelikte artmış risk mevcuttur.
  • Yaş: 20 yaştan küçük ve 40 yaştan büyük gebeliklerde risk artmıştır.
  • Obezite: Eğer bir obezite durumu varsa Preeklampsi açısından artmış bir riske sahipsiniz demektir.
  • Çoğul Gebelik: İkiz, üçüz gebeliklerde artmış peeklampsi riski mevcuttur.
  • İki Gebelik arasının uzun süre olması: Bu durum da Preeklampsi için risk oluşturur.
  • Gestasyonel Diabet: Gestasyonel Diabet gelişen bir gebede Preeklampsi daha sık gelişir.
  • Hamilelik Öncesi var olan bazı hastalıklar: Kronik hipertansiyon, Migren, Diabet, Böbrek Hastalığı, Romatoid Artrit ve Lupus gibi hastalığı olanlarda Preeklampsi gelişme riski fazladır.

Gebelikte Görülen Diğer Kan Basıncı Yükseklikleri

  • Gebeliğin Hipertansiyonu: Hamilenin Tansiyonu yüksektir. Ancak hiçbir zaman Proteinüri görülmez. Yani idrarda aşırı protein çıkışı yoktur. Bazılarında sonunda Preeklampsi gelişebilir.
  • Kronik Hipertansiyon: Gebeliğin 20. haftasından önce görülür. Doğumdan sonra 12 haftadan fazla sürdüğü görülür. Muhtemelen gebelik öncesinden beri var olan bir Yüksek Tansiyon durumudur.
  • Kronik Hipertansiyon Üzerine Binmiş Peeklampsi: Gebelik öncesi Kronik

Hipertansiyonu olan Gebede, Proteinüri ve Ödem’in ortaya çıkmasıyla oluşan bir problemdir.

Preeklampsinin Belirtileri

Preeklampsi gebeliğin 20.haftasından sonra aniden veya yavaş yavaş başlayabilir. Hafiften şiddetliye doğru değişen klinik tablolarda olabilir.

Hamilelikte yüksek tansiyon; Yedi gün ve günde iki kez yapılan kan basıncı ölçümlerinde en az iki defa 130/90 mm Hg’nin üzerinde değer bulunmasıdır.

Preeklampsi Belirtileri

  • Proteinüri ( İdrarda aşırı miktarda Protein çıkışı)
  • Pretibial Ödem(alt bacak önyüzünde ödem)
  • Şiddetli Baş Ağrısı
  • Geçici görme kaybı, bulanık görme, ışık hassasiyeti gibi görme problemleri.
  • Genelde sağ kaburga altında; sağ üst kadran ağrısı
  • Bulantı,kusma
  • Baş dönmesi
  • Kilo artışı
  • Baş dönmesi

Bu belirtilerden ilk üçü Patognomonik yani tanı koydurucudur.