Kategori: Blog

bebeklerimiz

Bebeklerimiz

Alya Bebeğimiz hayata merhaba dedi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Yelda Doğan 25 Ekim  2019  tarihinde yaptığı sezaryen ile Alya  bebeğimiz sağlıklı bir şekilde hayata merhaba dedi. Annesi Ayşegül duygularını bizlerle paylaştı.
Sevdikleriyle sağlıklı, mutlu, uzun yıllar diliyorum.

Barış Bebeğimiz

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Yelda Doğan 09 Eylül 2019  tarihinde yaptığı sezaryen ile Barış bebeğimiz sağlıklı bir şekilde hayata merhaba dedi.

Barış’ın ablası Deniz’in  doğumu da  Op.Dr.Yelda Doğan tarafından yaptırılmıştı.

Erkenci Bebeğimiz

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Yelda Doğan 10 Haziran 2019 sabahı yaptığı sezaryen ile erkenci bebeğimiz sağlıklı bir şekilde hayata merhaba dedi.

Dünyaya Tersten Geldi

Op.Dr. Yelda Doğan tarafından gerçekleştirilen sezaryen doğum

26  Şubat 2019
Op.Dr. Yelda Doğan

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Dünya tatlısı bir bebek

Op.Dr. Yelda Doğan tarafından gerçekleştirilen sezaryen doğumla İffet hanım dünya tatlısı oğluna kavuştu.

11 Ocak 2019

Op.Dr. Yelda Doğan

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

dunya tatlısı bebek

Yaşgününü kutluyorum

Fotoğraf sanatçısı Filiz ve Serkan Sarıca çiftinin güzel bebekleri Beren Sarıca 1. Yaş gününü kutluyor…

Ben de Beren’e tüm ailesi ve sevdikleri ile birlikte uzun sağlıklı huzurlu ömürler diliyorum… Doğum günün kutlu olsun Beren 🎊🎁🎉🎈🎂

25 Aralık 2018

Op.Dr.Yelda Doğan

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Aylin hanımın kızının doğum anı

Op.Dr.Yelda Doğan tarafından gerçekleştirilen doğumla bugün Aylin hanım bir kız bebek dünyaya getirdi. 10 Aralık 2018

Bugün bir Prenses daha aramıza katıldı.
Tüm ailesi ile birlikte mutlu sağlıklı huzurlu ömürler diliyorum.
 5 Aralık 2018
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op.Dr.Yelda Doğan

Muhammet Ali Ertaş, hayata merhaba dedi

Yasemin Ertaş uzun ve yorucu bir hamilelik döneminin sonunda biricik evladı Muhammet Ali’ye kavuştu…

Tüm aileye uzun sağlıklı huzurlu ömürler diliyorum…
Yer: Lara Anadolu Hastanesi
Tarih:28 Kasım 2018
Op.Dr.Yelda Doğan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Bella Ateş hayata merhaba dedi

Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Ateş ve Kıymetli eşi Yasemin Ateş bugün minik Prensesleri Bella Ateş’e kavuştular…

Kalabalık ailelerine tüm sevdikleri ile birlikte uzun sağlıklı huzurlu ömürler diliyorum… Her şey gönüllerince olsun İnşallah…
29 Kasım 2018
Op.Dr.Yelda Doğan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Arya Savaş hayata merhaba dedi

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Yelda Doğan tarafından gerçekleştirilen sezaryen doğumla Arya Savaş hayata merhaba dedi.

Gizem-Yaşar Savaş çiftinin ilk bebekleri Arya, Memorial Antalya Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Yelda Doğan tarafından gerçekleştirilen sezaryen doğumla hayata merhaba dedi.

04 Kasım 2018

Başarılı bir ameliyat daha…

Vajinoplasti, Labioplasti ve Perineoplasti

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Yelda Doğan, Genital Bölge Estetiği operasyonlarında iddiasını ve başarısın sürdürüyor.

10 Haziran 2019 Pazartesi günü bir hastasına başarılı Vajinoplasti, Labioplasti ve Perineoplasti operasyonu gerçekleştirdi…

10 Haziran 2019/Antalya

Cinsel Bölge Estetiği Ameliyatı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Yelda Doğan,  ekibi ile birlikte  bugün Lara Anadolu Hastanesinde başarılı bir  Cinsel Bölge Estetiği ameliyatı  daha gerçekleştirdi.

16 Nisan 2019

cinsel bölge estetiği


Vajinoplasti, Perinoplasti ve Labioplasti  operasyonları 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Yelda Doğan,  ekibi ile birlikte  başarılı bir ameliyat daha gerçekleştirdi.

Bugüne kadar bir arada gerçekleştirdiği Vajinoplasti, Perinoplasti ve Labioplasti  operasyonları  hakkında bilgi veren Op.Dr.Yelda Doğan , en sık yapılan genital estetik ameliyatlardan birinin  vajinoplasti olduğuna vurgu yaptı.

Vajinoplastinin  hem vajinal kanalı daraltan hem de dokularını sıkılaştıran bir estetik cerrahi uygulama olduğunu belirten Op.Dr.Yelda Doğan,    Labioplasti ise  kadın genital organının iç dudaklarındaki ( labium minus ) doğuştan veya çoklu doğumların travmasına bağlı sarkmayı düzeltmeye yönelik estetik cerrahi girişim olduğunu söyledi.
Perineoplasti  operasyonlarının ise genellikle  vajina daraltma operasyonları ile eş zamanlı olarak yapıldığına dikkat çeken Op.Dr.Yelda Doğan , “Perine vajina girişi ile anüs arasındaki bölgeye verilen isimdir. Perineoplasti de perine bölgesinin estetik olarak düzeltilmesi operasyonudur. “ dedi.

Op.Dr.Yelda Doğan, böylesi  komplike ameliyatların her işte olduğu gibi iyi bir ekip çalışması gerektirdiğini  ifade ederek, “Bu tür ameliyatlarda  bugüne kadar çok başarılı sonuçlar aldık. Gösterdikleri çalışma için ekip arkadaşlarıma teşekkür ederim. “ dedi

23 Ocak 2019

başarılı ameliyat
Başarılı operasyonlar sürüyor

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Yelda Doğan,  bugün başarılı bir ameliyata daha imza attı.  Op.Dr.Yelda Doğan, ekibi ile birlikte Özel Lara Anadolu Hastanesinde  yaklaşık üç saat süren bir ameliyatta  Vajinoplasti, Perinoplasti ve Labioplasti  operasyonlarını bir arada gerçekleştirildi.

Op.Dr.Yelda Doğan, böylesi  komplike ameliyatların her işte olduğu gibi iyi bir ekip çalışması gerektirdiğini  ifade ederek, “Bu tür ameliyatlarda  bugüne kadar çok başarılı sonuçlar aldık. Gösterdikleri çalışma için ekip arkadaşlarıma teşekkür ederim. “ dedi

09 Ocak 2019

vajinoplasti

Başarılı  ameliyatlar sürüyor

Genital Estetik, Vajinoplasti, Perinoplasti, Labioplasti, Sistorektosel, Vajinal Histerektomi Operasyonlarını başarı ile  gerçekleştiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Yelda Doğan,  bugün başarılı bir ameliyata daha imza attı.

Hayal kırıklıklarına  yol açabiliyor

Bu tür operasyonlar,  tecrübe sahibi olmayan hekimler tarafından uygulandığında çeşitli sorunlara yol açtığına dikkat çeken  Op.Dr.Yelda Doğan,” Örneğin Vajinal estetik ameliyatlarında  sıklıkla ameliyatın istenilen beklentide olmaması ve dokuların asimetrik olması kişilerde hayal kırıklıklarına  yol açabiliyor. Uzun süreli depresyonlara zemin hazırlayabiliyor.”  şeklinde konuştu.

Deneyimli doktor olmak önemli

Ayrıca her ameliyatta olduğu üzere bu tür operasyonlarda da kanama ve enfeksiyon gibi komplikasyonlar olabileceği uyarısında bulunan, Op.Dr.Yelda Doğan, bu tür komplikasyonların deneyim sahibi cerrahların elinde  gerçekleştiğinde en az olarak görüldüğüne  vurgu yaptı.

Başarılı sonuçlar alıyoruz

Böylesi ameliyatların her işte olduğu gibi iyi bir ekip çalışması gerektirdiğinin altını çizen Op.Dr.Yelda Doğan,  “Zor  ve karmaşık bir operasyon  gerçekleştirdik.  Bu tür ameliyatlarda  bugüne kadar çok başarılı sonuçlar aldık. Gösterdikleri çalışma için ekip arkadaşlarıma teşekkür ederim. “ dedi.

15 Kasım 2018

başarılı kadın doğumcu

Galaktore

Galaktore normal süt üretimi ile ilgili olmayan sütlü bir meme başı akıntısıdır. Galaktore kendisi bir hastalık değildir, ancak altta yatan bir sorunun işareti olabilir. Genellikle kadınlarda karşılaştığımız galaktore erkeklerde ve hatta bebeklerde olabilir.

Aşırı meme stimülasyonu, ilaç yan etkileri veya hipofiz bezinin bozukluklarının tümü galaktore nedeni olabilir. Genellikle galaktore, süt üretimini uyaran hormon olan prolaktin düzeylerinden kaynaklanır.
Bazen galaktore nedeni belirlenemez. Bu durum kendiliğinden çözülebilir.

Galaktore Belirtileri

Galaktore ile ilişkili belirti ve semptomlar:

  • Kalıcı veya aralıklı sütlü meme başı akıntısı
  • Birden fazla süt kanalı içeren meme başı akıntısı
  • Kendiliğinden sızan veya elle sıkılarak gelen meme başı akıntısı
  • Etkilenen bir veya iki meme
  • Adet görmeme veya düzensiz adet dönemleri
  • Baş ağrısı veya görme problemleri

Doktora başvurulması gereken haller;

Hamile veya emzirme döneminde olmadığınız halde memelerinizin birinde veya ikisinde kendiliğinden veya sıkmakla sütlü akıntı geliyorsa doktorunuzu görmek için randevu almalısınız.
Meme stimülasyonu (cinsel aktivite sırasında aşırı meme manipülasyonu gibi) birden fazla kanaldan meme başı boşalmasını tetiklerse, endişelenmek için çok az nedeniniz vardır. Akıntı muhtemelen anormal bir şey göstermez ve bu akıntı çoğu zaman kendi kendine düzelir.

Kalıcı bir akıntı varsa, doktorunuzdan kontrol etmesi için bir randevu alın.

Sütlü olmayan meme başı akıntısı (özellikle bir kanaldan gelen ya da memede hissedebileceğiniz bir kitle ile ilişkili olan kanlı, sarı ya da açık renkte kendiliğinden olan meme başı akıntısı) altta yatan bir meme kanseri belirtisi olabileceğinden derhal tıbbi müdahale gerektirir.

Galaktore Nedenleri;

Hipofiz bezi ve hipotalamus 

kaynaklı nedenler
Galaktore, genellikle fazla prolaktin salgılanmasından kaynaklanır (süt üretiminden sorumlu olan hormon).

Prolactin, hipofiz bezi tarafından üretilir. Hipofiz bezi beynin tabanında birkaç hormon salgılayan ve bazı hormonların salgılanmasını düzenleyen küçük bir fasulye şeklinde bezdir.

Galaktore nedenleri arasında şunlar vardır:

  • Bazı sakinleştiriciler, antidepresanlar, antipsikotikler ve yüksek tansiyon ilaçları gibi ilaçlar
  • Opioid kullanımı
  • Rezene, anason veya çemen tohumu gibi bitkisel takviyeler
  • Doğum kontrol hapları
  • İyi huylu bir hipofiz tümörü (prolaktinoma) veya hipofiz bezinin diğer bozuklukları
  • Tiroid bezinin fonksiyon bozukluğu (Hipotiroidizm)
  • Kronik böbrek hastalığı
  • Cinsel aktivite ile ilişkili olabilecek aşırı meme stimülasyonu, meme manipülasyonu veya uzun süreli giyim sürtünmesi ile sık sık kendi kendine meme muayenesi
  • Göğüs duvarına göğüs cerrahisinde, yanıklarda veya diğer göğüs yaralanmalarında sinir hasarı
  • Omurilik ameliyatı, yaralanma veya tümörler
  • Stres

İdiyopatik galaktore

Bazen galaktore için bir neden bulunamaz. Buna idiyopatik galaktore denir ve bu meme dokunuzun kanınızdaki prolaktin süt üreten hormona özellikle duyarlı olduğu anlamına gelebilir. Prolaktin duyarlılığınız arttıysa, normal prolaktin seviyeleri bile galaktore yol açabilir.

Erkeklerde galaktore

Erkeklerde galaktore, testosteron eksikliği (erkek hipogonadizmi) ile ilişkili olabilir ve genellikle meme büyüme si (jinekomasti) veya hassasiyeti ile ortaya çıkar. Erektil disfonksiyon ve cinsel istek eksikliği de testosteron eksikliği ile ilişkilidir.

Yenidoğanlarda galaktore

Galaktore bazen yenidoğanlarda ortaya çıkar. Yüksek maternal östrojen düzeyleri plasentadan bebeğin kanına geçer. Bu memeden süt gelmesi ile ilişkili olabilecek bebeğin göğüs dokusunun genişlemesine neden olabilir. Bu sütlü akıntı geçicidir ve kendi kendine düzelir. Akıntı devam ederse, yenidoğan bir doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Teşhis

Galaktorenin altta yatan nedenini bulmak karmaşık bir iş olabilir çünkü çok fazla olasılık vardır.

Yapılabilecek Testler;

Doktorunuzun, meme ucunuzun etrafındaki alanı nazikçe inceleyerek meme ucunuzdaki sıvının bir kısmını ifade etmeye çalışabileceği bir fizik muayene .

Doktorunuz ayrıca meme kitlelerini veya kalınlaşmış meme dokusunun şüpheli olduğu diğer bölgeleri de kontrol edebilir.
Galaktore tanısının doğrulanmasına yardımcı olabilecek sıvıda yağ damlacıklarının olup olmadığını görmek için meme ucundan boşaltılan sıvının analizi yapılabilir.

Prolaktin seviyesini kontrol etmek için bir kan testi yapılır. Prolaktin seviyeniz yükselirse, doktorunuz büyük olasılıkla tiroid uyarıcı hormon (TSH) seviyenizi de kontrol edecektir.

Bir hamilelik testi, hamileliği meme ucu akıntısının olası bir nedeni olarak dışlamak için yapılmalıdır.

Doktorunuz bir meme yarası bulursa veya fizik muayeneniz sırasında diğer şüpheli meme ya da meme ucu değişikliklerini gözlemlerse, meme dokunuzun görüntülerini elde etmek için mamografi, ultrason veya her ikisi de yapılır.

Beynin manyetik rezonans görüntülemesi (MRG), kan testinizde yükselmiş bir prolaktin seviyesi ortaya çıkarsa, hipofiz bezinizin bir tümör veya başka bir anormallik olup olmadığını kontrol etmek için yapılır.

Doktorunuz, aldığınız bir ilacın galaktore neden olabileceğinden şüpheleniyorsa, bu olası nedeni değerlendirmek için ilacı kısa bir süre için bırakmanızı isteyebilir.

Tedavi

Gerektiğinde galaktore tedavisi altta yatan nedenin çözümüne odaklanır.

Bazen doktorlar galaktore için kesin bir neden belirleyemezler. Zararlı veya sürekli meme başı akıntısı varsa doktorunuz yine de tedavi önerebilir. Prolaktin etkilerini bloke eden veya vücudunuzun prolaktin seviyesini düşüren bir ilaç meme başı akıntısının yok edilmesine yardımcı olabilir.

Altında yatan sebep ve muhtemel tedavi

İlaç kullanımı

İlacınızı almayı bırakın, dozu değiştirin veya başka bir ilaca geçin. İlaç değişikliklerini yalnızca doktorunuzun uygun olduğunu söylemesi durumunda yapın.

Hipotiroidizm

Tiroid replasman tedavisi ile yetersiz hormon üretimini önlemek için levotiroksin gibi bir ilaç alın.

Hipofiz tümörü (prolaktinoma)

Tümörü küçültmek için bir ilaç kullanın veya çıkarmak için ameliyat olun.

Bilinmeyen sebep

Prolaktin düzeyini düşürmek ve sütlü meme başı akıntısını en azaltmak veya durdurmak için bromokriptin veya kabergolin gibi bir ilaç deneyin. Bu ilaçların yan etkileri genellikle bulantı, baş dönmesi ve baş ağrısıdır.
Genellikle idiyopatik galaktore ile ilişkili memeden süt gelmesi kendiliğinden geçer, özellikle meme stimülasyonundan veya meme başı akıntısına neden olduğu bilinen ilaçlardan kaçınılabilirseniz, kendiliğinden geçer.

Meme stimülasyonunu azaltmak için:

  • Cinsel aktivite sırasında meme uçlarına dokunduğunuzda aşırıya kaçmamaya çalışın
  • Meme uçlarınızı sıkmaktan, sıkıştırmaktan veya başka şekilde kullanmaktan kaçının
  • Kumaşla meme uçlarınız arasındaki sürtünmeyi en aza indiren kıyafetler giyin.

Filloides İyi Huylu Tümörü

Filloides TümörüSistosarkoma Pollodis: Belki en iyi şekilde filloides tümörü olarak isimlendirilen Sistosarkoma Filloides kırk ve ellilerindeki kadınlarda daha sık görülme eğiliminde ise de herhangi bir yaşta görülebilir. Bu lezyonlar nadiren bilateraldir ve genellikle fibroadenomdan klinik olarak ayrımının güç olduğu izole bir kitle olarak ortaya çıkar.

Hastalıklar sıklıkla aniden çapı genişleyen oysa daha önce stabil seyreden uzun süredir var olan kitle ile ilgili olarak başvururlar. Hızla büyüdüğü için sistosarkoma fibroadenomdan daha büyük olma eğiliminde ise de çap bir tanı kriteri değildir. Fibroadenomdan sistosarkomu ayırmak için iyi bir klinik kriter yoktur.

Fibroadenom, iyi huylu sistosarkom ve habis sistosarkom arasındaki histolojik farkı ortaya koymak çok güç olabilir. Patologlarca iyi huylu olabileceği düşünülen tümörler hastaların %15-40’ında lokal olarak nüks etme eğilimindedir. Habis sistosarkom lokal olarak nüks etme eğilimindedir ve akciğere metastaz yapabilir. Tümörün stromal elemanları habistir ve sarkoma gibi davranarak metastaz yaparlar. Aksiller tutulum çok nadirdir. Sıklıkla metastatik görünüm sistosarkomun habis olduğu ilk bulgudur.

Tedavi geniş lokal eksizyondur. Nispeten küçük memelerde masif tümörler veya büyük tümörler mastektomi gerektirir. Öteyandan mastektomiden kaçınılmalı ve aksiller lenf nodu dikseksiyonu gerekmez. Tipik olarak fibroadenom olduğu düşünülen kitleye eskizyonal biyopsi yapılacaktır. Ancak histolojik muayene sistosarcoma filloidesi düşündürecektir. Patolojik tanı sistosarkoma olduğu zaman alanın önceki biyopsi alanında herhangi bir rezidü kalmayacak şekilde tümörün tamamen çıkarılması gerekir. Radyasyon tedavisinin değeri bilinmiyor bu nedenle bu işlemden kaçınılmalıdır. Memenin gerçek yumuşak doku sarkomu nadirdir.

fonksiyonel tıp

Ne mutlu bana

Bu Fonksiyonel Tıp’a giriş…

Tüm modülleri tamamlayıp Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığıma Fonksiyonel Tıp Uzmanlığı’mı da ekleyeceğim hayırlısıyla….

İlim ve Bilim gibisi yok…

İnsanlığa fayda sağlamaya çalışıyoruz… Ne mutlu bana…. 💐🙏

Op.Dr.Yelda Doğan

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

20 Ocak 2019

Yağ nekrozu

Yağ nekrozu nadir fakat klinik olarak önemlidir. Çünkü karsinomdan ayırımı güç olan deride ve meme başında retraksiyona yol açan bir kitledir. Hemen hemen hastaların ancak yarısında memeye travma öyküsü varsada travma esas sebep olarak öne sürülebilir. Ekimoz bazen tümör yakınlarında görülür. Hassasiyet olabilir veya olamaz. Tedavi olmaz ise yağ nekrozuna ait kitle yavaş yavaş kaybolur. Kural olarak en güvenli yol kanser ihtimalini ekarte etmek için iğne veya eksizyonal biyopsidir. Yağ nekrozu segmental rezeksiyon ve radyasyon tedavisi sonrası da sıktır.

Meme Absesi

Eğer hasta emzirmiyorsa memede infeksiyon nadirdir. Laktasyon sırasında sıklıkla memede kızarıklık, hassasiyet ve endürasyon gelişir. Memede en sık görülen mikroorganizma Staphylococcus aureus’tur. Erken devrede 7-10 gün süre ile günde dört kez 250 mg dicloxacillin veya oxacillin gibi bir antibiyotiğin uygulanması ile o memede bakım sürdürülürken infeksiyon sıklıkla durdurulur. Lezyon infeksiyona ait lokal veya sistemik bulguları olan lokalize kitleye dönüşür ise abse vardır ve drene edilmelidir. Bakım sürdürülmemelidir. Nadiren bir enfeksiyon yada abse emzirmeyen genç veya orta yaşlı kadınlarda gelişebilir. Memebaşı altındaki tutulan laktoferöz duktusların eksizyonu aralıklarla düzenlenmelidir. İnflamatuvar karsinom memede eritem varsa düşünülmelidir. Abse varlığını düşündüren bulgular varsa insizyon için ve endure dokudan biyopsi yapmak için endikasyon vardır. Biyopsi ile inflamatuvar karsinom olasılığı ekarte edilemez ise hasta enfeksiyon nedeni ile uzun süre tedavi edilmemelidir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme

meme mrMR meme görüntülenmesinde artan bir popülarite kazanmaktadır.

Pekçok iyi huylu lezyondan yapılan biyopsilere göre yüksek oranda duyarlı fakat spesifik değildir. Gadolinyum şelatla görüntü oluşturmakla çeşitli derecelerde güvenilir olacak şekilde iyi huylu ve habis tümörler ayrılabilir.

Meme MR‘ının pekçok rolü vardır. Bu kadar sık kullanılan bu yöntem çok pahalı olmasına rağmen radyasyona maruz kalma riski olmaması sağlıklı kadınlarda meme kitlelerinin görüntülenmesinde MR’ı ideal kılar.

Mamografi ile saptanan fokal ve asimetrik alanların incelenmesinde MR’ın yeri vardır. Focal asimetri genellikle iyi huylu isede malignde olabilir. Genellikle skar zamanla skarın artma ve azalmasından kaynaklanan nüks tümörlerden kolayca ayrılabilir. Her ne kadar bazı skarlar hızla düzelmez ve kanserler yada daha sıklıkla meme koruyucu ameliyatlar ve radyasyon tedavisi uygulandıktan sonra görülen nüks kanserlerle karıştırılabilir. İdeali böyle vakaların MR ile incelenmesidir. Böylece bazen biyopsiye gerek kalmaz.

MR memeleri büyütülmüş hastalarda memeye takılan implantın rüptürü ile dağılan slikonu ayırt etmekte kullanışlıdır. İmplant takılan hastalarda serbest silikondan şüphelenilmez ise de gadolinyumlu MR ile meme kanserlerini saptamak için kullanılabilir.

Halen işbaşında olan Uluslararası Ortak Magnetik Rezonans Mammografi Çalışması MR’ın avantaj ve zorluklarını belirlemede yararlı olacaktır. Bugün MR konvensiyoneal tetkikler yapıldıktan sonra uygulanması gerektiği düşünülmektedir. Bir tarama aracı olarak kullanılır.

Meme Tarama – Mamografi

Erken meme kanserlerinin yaklaşık %35-50’si mamografi ile yaklaşık %20’si palpasyonla saptanabildiği için, bir çok programda asemptomatik kadınların kitle takibinde fiziki Ya da mamografik muayene kullanılmaktadır.

Böyle programlar sıklıkla 50 yaşın üzerindeki her 1000 kadından 10’unda ve 50 yaşın altındaki her 1000 kadından yaklaşık iki tanesinde kanser saptanmasına yarar. Cerrahi sırasında aksiller lenf nodu tutulumunun bu kadınların yaklaşık %80’inde negatif olduğu saptanır. Oysa günlük muayene sırasında hastaların sadece %45’inde aksiller lenf nodu saptanamaz. Aksiller nodlar tutulmadan önce meme kanserini araştırmak yaşam şansını oldukça arttırır. Kadınların yaklaşık %85’i en az 5 yıl yaşayacaktır. Yoğun meme dokusunda mamografinin duyarlılığının az olması 40-50 yaşındaki kadınlarda taramada kıymetini tartışılır hale getirmektedir.

Şubat 1993 tarihinde, Ulusal Kanser Enstitüsü meme kanserlerinin taranması konusunda Uluslararası bir workshop düzenledi. Bu workshop’un amacı halen kullanılmakta olan tarama çalışmalarını gözden geçirmekti. Katılanlar sadece randomize çalışmaları tartıştılar ve çeşitli yaş gruplarında meme kanseri tarama programlarının yeterliliği ile ilgili klinik verileri incelediler. Belirlenen sekiz randomize çalışmadan sadece sağlık güvenlik planı projesinin 40-49 yaşı arasındaki kadınların takibinde yararlı olduğu gösterilmiştir. Bu yarar çalışmayı izleyen 10-18 yıl içerisinde görüldü. Meme kanserinden ölümlerin %25 oranında azaldığı gösterilmiştir. Çeşitli İsveç çalışmalarında 12 yıllık takip sonrası , bu yaş grubundan kadınlarda meme kanseri mortalitesinin %13 oranında azaldığı gösterilmiştir. Ancak bu azalma istatistiki olarak anlamlı değildi. Beş randomize çalışmanın mete analizinde meme kanseri oranı 40-49 yaş arası kadınlarda taramadan bağımsızdı. 50-69 yaş grubunda taramanın yararlı etkisi bütün klinik çalışmalarda gösterilmiştir. Örneklemin küçüklüğü nedeni ile 70 yaşın üzerindeki kadınlarda taramanın yeterliliği ile ilgili bir sonuca varılamadı.

Ulusal Kanser Enstitüsü, Amerikan Kanser Derneği ve Amerikan Radyoloji Kolejine göre yıllık fizik muayene ve mamografi 50 yaş üzerindeki kadınlarda yapılmalıdır. 50 yaş altındaki kadınlarda tarama çalışmaları ile ilgili bir görüşbirliği yoktur.

Amerikan Radyoloji Koleji, Amerikan Kanser Derneği ve Amerikan Kadın Doğumcular Koleji 40 yaşından itibaren mamografik tarama önermeğe devam etmektedir. 50 yaşına kadar her 1-2 yılda bir, sonra ise bu taramanın her yıl yapılması gerekmektedir. Bu tavsiye uygun ama çok pahalı olabilir.

40-50 yaş grubundaki kadınlarda mamografinin değeri insidansın düşük olduğu hastalar arasında yararlı etkisini göstermedeki güçlük yüzünden tartışmalı kalmaktadır.

Öteyandan mamografi bu hastalara zararlı olduğu için rutin tarama yöntemlerine özellikle daha yüksek risk altında olanlarda uygulanmalıdır. 70 yaş üzerindeki kadınların taranmasında birlikte bulunan hastalıkları ve hayati değeri göz önüne alındıktan sonra uygulanmalıdır.

Laparoskopik Bulgular

Diagnostik laparoskopi sırasında pelvik ve abdominal kavite endometriozis varlığı açısından sistemik olarak araştırılmalıdır. Bu inspeksiyon ve barsak, mesane, uterus, tüpler, overler, cul-de-sac ve broad ligamentin künt bir prob ile palpasyonunu kapsamalıdır.

Laparoskopideki karakteristik bulgular peritonun serozal yüzeyinde tipik (barut yanığı) lezyonlar içerir. Bunlar siyah, koyu kahverengi veya mavimsi nodüller veya değişken derecede fibrozis ile çevrili eski hemoraji içeren küçük kistlerdir. Endometriozis kırmızı implantlar (peteşiel, veziküler, polipoid, hemorajik, alev benzeri) seröz veya berrak veziküller, beyaz plaklar veya skarlaşma, sarı kahverengi peritoneal diskolorasyon ve subovarian adezyonları kapsayan lezyonlar şeklinde ortaya çıkabilir.

Laparoskopik izlenimin histolojik konfirmasyonu sadece atipik lezyonlar için değil aynı zamanda vakaların %24’ünde histolojik olarak negatif olarak rapor edilen tipik lezyonlar içinde endometriozis tanısı yönünden gereklidir. Derin endometriozisin hafif formları endometriotik lezyonun altında palpasyon ile veya görünüm olarak normal periteneum altında palpable kitlenin bulunması ile özellikle posterior cul-de-sac da saptanabilir. Ovaryen endometriozis tanısı her iki overin bütün yüzeylerinin dikkatli inspeksiyonu ile hızlandırılabilir, ileri derecede hastalık durumunda adezyonların mevcutiyetinde bu işlem zor olabilir. Süperfisyel ovaryen endometrioziste, lezyonlar hem tipik hemde küçüktür. Büyük ovaryen endometriotik kistler (endometrioma) sıklıkla overin ön yüzünde lokalize olur ve retraksiyon, pigmentasyon ve posterior peritona adezyonile beraberdir. Bu ovaryen endometriotik kistler kalın, visköz koyu kahverengi sıvı (çukulata mayi) içerir, bu önceki intraovaryen hemorajiden kaynaklanan hemosiderinden oluşur. Bu sıvı hemorajik korpus luteum kistleri veya neoplastik kistlerde de bulunabileceği için biopsi, tercihen histolojik teyid için ovaryen kistin çıkarılması gerekebilir.